WebKafem - Genel BLOG: Mehmet Halil Arık
Yeni Yazılar
Yükleniyor...
Mehmet Halil Arık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Halil Arık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2016 Pazar

Sayın Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup - Mehmet Halil Arık

Sayın Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup - Mehmet Halil Arık
Sayın Kılıçdaroğlu;
Bu mektubu size bir CHP  üyesi olarak yazıyorum.
Bu satırlar, övgü düzmek adına kaleme alınmadı. Yermek adına da alınmadı. Ama -bazılarına göre haddini aşan türünden– eleştirilerim olacağını da peşinen ifade edeyim.
Eğer bunu yapmazsam, sosyal demokrat kimliğimden, savunageldiğimiz düşüncelerimi özgürce ifade hakkımdan uzak kalmış olurum diye düşünüyorum.
Bir AKP’liden en bariz farkımız da bu değil mi?..
Ben öğretmenim… Uyarmak görevim. İyi’yi takdir etmeyi bildiğim kadar, eleştirmeyi- teşhir etmeyi de görevim bilirim.
Konumuz; Davutoğluna verdiğiniz helallik üzerinedir.
*
Sayın Genel Başkanım:
Makamlar hizmet için ihdas edilmiştir. Ve o makamlarda birileri mutlaka oturacaktır. Önemli olan o makamların boş bırakılmaması değil doldurulmasıdır.
Hakkıyla doldurulan makamlar, makam sahibine yüklediği görev ve sorumluluklar kadar saygınlık da yükler.
Birilerinin eline tutarak gelinen makamların sahibi, o eli utandır.
Devamı »

19 Nisan 2016 Salı

Bir Kerecik! - Mehmet Halil Arık

Bir Kerecik! - Mehmet Halil Arık

Ne deve tellal, ne de pire berber…
Ne farkeder!...
Sen ibretini al yeter!...
Birinci bölümde gülümse;
İkinci bölümde,
Düşün üstünde biraz…
mümkünse
*
Konumuz bir dede…
Ben deyim ellibeşinde;
Siz deyin yetmişinde…. İhtiyar.
Gençliğini hatırlamış…
Keyfi yerinde…bahtiyar.
Bahtiyarsa bir adam ne yapar?..
Oturur, para sayar…
Para yoksa, uçkuruyla oynar.
Öykümüzdeki dede; yanında nine,
Parası yok ki saysın… oyalansın,
Uçkuru almış eline, dolamış diline;
Girmiş söze… ama ne giriş!... Israrlı!..
Bir kerecik demiş; no’lur bir kerecik!...
Ooolmaz demiş nine…
Devamı »

3 Nisan 2016 Pazar

Bir eğitimciden zirve(!)Ye bir mektup daha (3) - Mehmet Halil Arık

Bir eğitimciden zirve(!)Ye bir mektup daha  (3) - Mehmet Halil Arık

Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var! (1) - Mehmet Halil Arık 
Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var! (2) - Mehmet Halil Arık 

Fasıl I (bölüm III)
(GELİŞME – devam)
Zirvedeki baylar!...
Sözlerim bitmedi. 3-5 mektupla da bitesi yok!...
Elim kalem tuttukça, sesim çıktıkça, yüreğimle, vicdanımla haykıracağım!...
Özet şu: Vebal altındasınız!.. Suçluyorum.
Kör gördü, sağır duydu, aptal anladı.
Siz, anlatılanlara kayıtsız, gösterilenlere şaşı hala bakmaktasınız!...
Kendinizi es geçip, sorumlular aramaktasınız!...
Devamı »

26 Mart 2016 Cumartesi

Ormandaki hırsız! - Mehmet Halil Arık

Ormandaki hırsız! - Mehmet Halil Arık
Belki Patagonya’da
belki de, yakında bir ormanda;
Gönençli olmasa da;
tilki, kurt, kartal, karga, sürüngen
koyun, keçi, eşek, katır, at,
her türden bilcümle mahlukat,
“Öfke hitabette sanattır” demeden,
Farklı düşüneni hasım bilmeden,
kardeşce bir arada yaşarmış.
Demezmiş hiç biri,
bu ayı, bu deve, bu fare,
bu da karınca…
Devamı »

23 Mart 2016 Çarşamba

Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var! (2) - Mehmet Halil Arık


Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var! (2) - Mehmet Halil Arık
Fasıl I (bölüm II)- GELİŞME
Zirvedeki baylar; “sözüm sizedir!”
Gönül isterdi ki söylenenler kulaklara küpe olsun. Davulcu kabahati misali, kaynayıp gitmesin arada,.
*
Bugünlerde, içinden çıkamadıkça, ellerinizle yarattığınız kaosa hem bahane hem de müsebbip(sebep olan) aramaktasınız.
Gizlenme çabalarınız boşuna. Zira, bahaneler sizleri gizlemeye yetmiyor artık. Aldatıldık yalanlarınızın mumu da yitirdi ferini. Söndü sönecek. Kabak gibi kaldınız ortada işte!.. ‘Aldatıldık’ yalandı, martavaldı. ‘Aldatılan bizdik aslında. Tatlı yalanlar acı reçetelere çare olamadıkça, kaosunuza çare aramak yerine müsebbip aramaya hız verdiniz.
Devamı »

Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var! (1) - Mehmet Halil Arık

Bir eğitimciden zirve(!)ye mektup var!  (1) - Mehmet Halil Arık
Fasıl I – GİRİŞ
Zirvedeki baylar; sözüm sizedir!…
Biliyorum, siz söylenenlerin haklılığına kulak vermek yerine, öküz altında buzağı, arama içgüdüsüyle, “suç ve suçlu” arayacaksınız.
Ülkemin verdiği ekmeğin bedeliyse “suçlanma” hoş geldi!..
İŞTE GERÇEK!… Kalemi kırıldı barışın!… Tehlike kapıda!…
Kör gördü, sağır duydu!…   Siz görmediniz, duymadınız. Üç maymundan birisiniz..
Ülke yasta; kiminiz lafta, kiminiz biatta!.. Kiminiz çıkar için kuyrukta!…
Siyasette yarışın adı, ülkeye hizmetti hani,!?..
Siyaset, “her yolla oy kap” ilkesiyle kirlendi, hukuk kilitlendi, demokrasi düğümlendi – bohçalandı rafta. Özgürlük “verdiğim kadar”a indirgendi. .
Devamı »

Reklam Alanı

Metaltailaco

[Featured][recentbylabel2]

Rock & Metal

[Featuredl][recentbylabel2]
Bildirim
Bildirim özelliği güncelleme aşamasındadır.
Tamam