WebKafem - Genel BLOG: SağlıklıYaşam
Yeni Yazılar
Yükleniyor...
SağlıklıYaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SağlıklıYaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016 Perşembe

Süpermikroplar 'her 3 saniyede 1 kişiyi öldürecek'


Küresel ölçekte yapılan 'Antimikrobiyal Direnç Araştırması, antibiyotiklere karşı dirençli bakterilerin (superbug) etkileriyle ilgili kötümser sonuçlara ulaştı.

Araştırmaya göre, hemen adım atılmazsa 2050 yılında antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler dakikada 20 kişinin ölümüne neden olabilir.

Raporda, ilaçlara tepki göstermeyen enfeksiyonlarla mücadelenin "hızla kaybedilen bir savaş" olduğu belirtiliyor ve "bu durum, terör kadar büyük bir tehlike oluşturuyor" deniyor.

Araştırmanın başladığı Haziran 2014'ten bu yana yaklaşık 1 milyon kişi, çeşitli enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Ekonomiye 100 trilyon dolar ek yük

Araştırmacılar 2050 yılına gelindiğinde yılda ortalama 10 milyon kişinin antibiyotiklere dirençli enfeksiyonlar nedeniyle yaşamını yitireceğini tahmin ediyor.

İlaca dirençli bakterilerin dünya ekonomisine de 100 trilyon dolar ek yük getirmesi bekleniyor.
Raporda şu öneriler sıralanıyor:

Acilen bir küresel farkındalık kampanyası başlatılmalı

Araştırmalar için 2 milyon dolarlık bir küresel fon oluşturulmalı

Enfeksiyonların yayılmasını engellemek için temiz su ve sağlık hizmetlerine erişim artırılmalı

Tarım ve hayvancılıkta, faydalı olmayan antibiyotiklerin, özellikle insan sağlığına zararlı olanların kullanımı azaltılmalı ya da yasaklanmalı

Yeni antibiyotik bulan şirketlere 1 milyar dolar ödül verilmeli

İlaçlar yerine aşı kullanımı teşvik edilmeli

Rapor tıp dünyasında ses getirse de, araştırmanın kesin tahminlerde bulunmak için yetersiz olduğunu düşünenler de var.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü'nden (Médecins Sans Frontières) Dr Grania Brigden,"Bu rapor ilaç piyasasının bu bakterilere karşı ne kadar başarısız olduğunu göstermek adına güzel bir ilk adım, ama özellikle mevcut ürünlere erişimi anlamak için yetersiz" diyor.

Sosyal medya hafızayı zayıflatıyor


Gün geçtikçe hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya, hafızayı zayıflatıyor.

Gün geçtikçe hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya, dünyayı parmaklarımızın ucuyla takip etme imkanı sağlıyor ama öte yandan vücut sağlığı açısından olumsuzluklara da yol açıyor.

Cornell Üniversitesi ve Beijing Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü bir araştırmanın bulgularına göre; sosyal medya üzerinde paylaşılmış bilgiyi hemen geri paylaşmak (retweet) bilişsel aşırı yüklenmeye sebep oluyor. Bu da insanın gördüklerini öğrenmesini ve aklında tutmasını zorlaştırıyor.

Araştırma ekibinden Prof Qi Wang’a göre; birçok insan artık orijinal fikirleri paylaşmıyor. Yalnızca bir şey görüyor ve arkadaşlarına duyuruyor.

Computers in Human Behavior dergisinde yayımlanan araştırmanın bulguları, retweet yapmanın öğrenme yeteneğini ve hafızayı zayıflatabileceğine işaret ediyor.

Çin'deki Beijing Üniversitesinde yapılan araştırmada iki gruba ayrılan öğrencilerden birinci gruba, Twitter eşleniği Weibo üzerinden okudukları mesajları isterlerse paylaşıp istemezlerse de paylaşmadan bir sonraki mesaja geçmeleri istendi.

İkinci gruba ise mesajları yalnızca okumaları ve paylaşmamaları söylendi. Ardından öğrencilere, bir test verildi.

Sonuçlarda; mesajları hemen paylaşmayı seçen öğrencilerin bu teste verdikleri yanlış cevap sayısı, aynı mesajları okuyan fakat paylaşma seçeneği olmayanlara göre iki kat daha fazla çıktı.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Şekerle aldığınız zararı balıkla silin


Balığın önemli bir etkisini keşfetti

Tehlikeli beyaz olarak nitelendirilen şeker, beyne ciddi zararlar veriyor. Uzmanlar, meyvelerde bulunan şekerin bile beyinde özellikle hafıza fonksiyonlarına zarar verdiğini söylüyor. Ancak California Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, balığın bu etkiyi yok ettiği yönünde sonuçlar ortaya koydu.

Yapılan çalışmalarda, şekerden beyni etkilenen farelere omega-3 desteği sağlandı. Bu deneylerin sonucunda şekerin zararlı etkilerinin tamamen kaybolduğu görüldü. Yani somon gibi omega-3 yönünden zengin balıkları tüketmek, şekerin olumsuz etkilerinden koruyabilir.

15 Mayıs 2016 Pazar

'İmam Cafer-i Sadık'ın Tıbbı' sağlığınız için altın öneriler


Murat Ongun: Alternatif tıp ile ilgili yazı yazma fikri elime Farsça'dan tercüme bir kitabın geçmesiyle başladı. Kitabın adı 'İmam Cafer-i Sadık'ın Tıbbı'...

Sağlıktan önemli ne olabilir ki?

ABD'nin yıllık sağlık harcaması 2.5 trilyon dolar civarında.

Bunun 1 milyar dolarlık kısmının gereksiz testler, röntgenler, tahliller olduğu belirtiliyor.

2,5 trilyon dolar için de Doğu Tıbbı ile ilgili harcamaların yekunu ise sadece % 1,5.

Tıp, bir süredir kılıf değiştiriyor.

Doğu tıbbı yıllar öncesine göre daha bilinir hale geldi.

Eminim bir kaç yılda tüm dünyada etkisi de artacak.

Öyle ki bugün İstanbul'un en büyük özel hastanelerinde bile bu birimler kuruluyor, kuruldu.

Alternatif tıp ile ilgili yazı yazma fikri elime Farsça'dan tercüme bir kitabın geçmesiyle başladı.

Kitabın adı 'İmam Cafer-i Sadık'ın Tıbbı'

Ehli Beyt imamlarının altıncısı.

Alim... Dünyanın önde gelen bilginlerini yetiştirdiği belirtiliyor.

İşte bu ilginç kitaptan, ilgimi çeken bazı hastalıkların tedavileri ve korunma yöntemlerini sizlerle paylaşmak istedim.

Baş ağrısı ve nezle tedavisi: Menekşe yağı koklamak

Kan Temizliği: Marul ve bakla yemek

Kulunç Tedavisi: Havuç, kabak ya da Hindibağı otu yaprağını yemek

Ağız Kokusu Tedavisi: Pırasa ve incir yemek

Hemeroid Tedavisi: Tereyağ, iğde ve havuç

Gaz Sorunu Çözümü: Zeytin yemek ya da amber ve zambak yağını aç karna buruna damlatmak

Kitapta yazan bilgiler hem önleyici hem de tedavi edici unsurları kapsıyor. Mesela koyun etinin sütle birlikte yenmesinin kalbi güçlendirdiği yazıyor.

Manevi öneriler de var: 'Siyah üzüm ve armut gam ve kederi yok eder' diyor.

İmam Caferi Sadık'a göre bir mümin kahvaltı yapmadan evden çıkmamalı. Peyniri kahvaltıda tavsiye etmiyor ama akşamları bel sıvısını artırmak için mutlaka yiyin bilgisini veriyor.

Sütün peygamberlerin yemeği olduğunu belirtiyor.'İneğin sütü şifa, yağı deva, eti derttir' diyerek inek eti yenmesini tavsiye etmiyor.

Koyun-kuzu eti öneriyor.

Doğal şekeri ve tuzu faydalı görüyor.

Balın, Hz. Muhammed'in en sevdiği şey olduğunu belirtip ekliyor: Bal her şeye şifadır.'

Kebap yüksek ateşi düşürür, et hafızayı güçlendirir, çörek otu idrar akışını hızlandırır' diyor.

Soğanın cinsel güce katkısı olduğunu belirtiyor.

Meyvelerden nara çok önem veriyor. 'Nar meyvelerin efendisidir' diyor ve ekliyor: Narı mutlaka perdesiyle(beyaz kısmı) yiyin. Mideyi temizler, zihni güçlendirir.

Ayva da etkili meyvelerden: 'Ayva ağız kokusunu alır, mideyi temizler, zekayı artırır, korkağı cesur yapar ve cinsel gücü artırır'

Keza cinsel güç için bir tavsiyesi daha var: Helim yemeği

Kitabın her bölümünde size ilginç ya da çarpıcı gelecek şeyler bulabilirsiniz. Hangi dua neyi getirir, hangisi neyi def edere kadar pek çok şey Farsça'dan tercüme edilmiş.Bu bölüm insanların inançlarıyla ilgili olduğu için herhangi bir detay yazmıyorum.

Merak edenler için, eserin orjinal adı Tıbbu'l Sadık. Yazarı Musin Şükri Peynundi.

Kitabı Farsça'dan Türkçe'ye Zeynel Demir çevirmiş.İmam Rıza Dergahı Yayınları yayınlamış.

Reklam Alanı

Metaltailaco

[Featured][recentbylabel2]

Rock & Metal

[Featuredl][recentbylabel2]
Bildirim
Bildirim özelliği güncelleme aşamasındadır.
Tamam