WebKafem - Genel BLOG: SiyasetMeydanı
Yeni Yazılar
Yükleniyor...
SiyasetMeydanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SiyasetMeydanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016 Perşembe

Tüm yasaklara direneceğiz


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu, “Tüm yasaklara direneceğiz bu ülkeye özgürlükçü demokrasiyi getirinceye kadar” dedi.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir araya gelen CHP'liler, Anıtkabir’e yürüdü. Yürüyüşe CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Yürüyüş sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Son derece mutluyum, bugün 19 Mayıs Gençlik Bayramı. Gençlerle beraberiz, yasaklamak istediler. Tüm yasaklara direneceğiz bu ülkeye özgürlükçü demokrasiyi getirinceye kadar” şeklinde konuştu.

Yürüyüşün ardından Anıtkabir’e gelerek halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Yasak getiriyorlar efendim yürüyemezsiniz. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalktığı bir tarihtir. Hiçbir yasak bize sökmez, onların yasakları onlar içindir. 19 Mayıs’ta hep beraber Türkiye’den selam gönderelim Ankara’dan Hakkâri’ye, Trabzon’a, Tekirdağ’a, Edirne’ye. Bütün Türkiye’ye, dünyaya selam olsun. Kimse unutmasın biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” ifadelerini kullandı.

Kumrular Sokak'tan Anıtkabir istikametine yürüyen grup marşlar söyleyerek, “Diktaya karşı omuz omuza“, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Faşizme hayır” sloganları attı. Polis yürüyüşün gerçekleştirildiği sokak ve caddelerde geniş güvenlik önlemleri aldı.

AK Parti Genel Başkan Adayı Binali Yıldırım


Başbakan Davutoğlu'nun görevi bırakacağını açıklamasının ardından pazar günü yapılacak AK Parti kongresinde Binali Yıldırım tek aday olacak. Kararı, parti sözcüsü Ömer Çelik açıkladı. Yıldırım, "Bu terör belasını Türkiye'nin gündeminden çıkaracağız" dedi.

Ahmet Davutoğlu'nun görevi bırakacağını açıklamasının ardından Pazar günü gerçekleşecek AK Parti genel başkanı seçiminde Binali Yıldırım tek aday olarak yer alacak.

Parti teşkilatında yapılan temayüle katılan 766 kişiden yüzde 80'i Yıldırım yönünde oy kullandı.

Karar, Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik tarafından, 45 dakika süren AKP MKYK toplantısının ardından saat gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.

"Liderimizle AK Parti kadroları arasında milim fark yoktur"

Çelik açıklamasında "Vakit kaybettiğimiz bir tartışmayı bitirme zamanı geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız ile, liderimizle AK Parti kadroları arasında bir milim bile fark yoktur. Bundan sonra da olmayacaktır... Sayın Başbakanımız aday olmayacaklarını açıkladılar. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz. Büyük bir mutabakatla İzmir milletvekilimiz Binali Yıldırım genel başkan adayımız olarak seçilmiştir" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'na teşekkür etti

Adının açıklanmasından sonra kürsüye çıkan Binali Yıldırım konuşmasına fıkra ile başladı.
"Aklıma bir şey geldi. Temel konuşma yapmaya hazırlanıyormuş, kürsüye çıkmış, bakmış ki konuşması yok. Tıpkı benim gibi…Sonra demiş ki, 'buraya çıkarken konuşmamı bir Allah biliyordu, bir de ben. Şimdi artık Allah biliyor. Aynı benim gibi…"

Salonda alkış ve kahkahalarla karşılık verilen bu girişten sonra Yıldırım, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutladı. Yıldırım şunları söyledi:

"22 Mayıs, Pazar günü 2. olağanüstü büyük kongremizi gerçekleştireceğiz. Bütün parti teşkilatımız, mahalle temsilcisinden genel başkanına, bütün kademelerdeki mensuplarımız canla başla hazırlıklarımızı büyük oranda tamamladık.

AK Parti, demokrasi şölenine, büyük kongreye hazır. Kurucularından biri olmaktan her zaman büyük bir onur duyduğum AK Parti'nin genel başkan adaylığına layık görülmek benim için onurların en yükseğidir. Aynı zamanda da çok büyük sorumluluktur. Kongrede görevi devredecek olan sayın genel başkanımız, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'na bugüne kadar vermiş olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Patimiz, milletimiz adına. Kendisi partimizin kurucu genel başkanı ve lideri Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’dan devraldığı bayrağı bugünlere başarıyla getirmiştir.

Parti kongreleri birer demokrasi bayramıdır. Ancak AK Parti kongrelerini diğer partilerden ayıran bir özellik vardır. O da, AK Parti kongreleri ayrışma nedeni değil, kardeşliğin bağların birlikteliğin daha da kuvvetlendirilme vesilesidir. Bu kongremizin de çok daha fazla birbirimize kenetlenerek kutlu yürüyüşe devam yolunda bir kararlılık ortaya koyacağına yürekten inanıyorum. Bu süreç içerisinde az önce genel başkan yardımcımızın da ifade ettiği gibi, istişare süreçleri büyük başarıyla sürdürülmüş ve partimizin ana kademelerinde genel merkezinden, taşra teşkilatına kadar 800’e yakın mensubumuz arasında istişareler başarıyla tamamlanmış ve neticede bu toplantılarla genel başkan adayının kim olacağına karar verilmiştir.

Yapılacak konrgrede aday olarak şahsımın gösterilmiş olması dolayısıyla tüm parti mensuplarıma, teşkilatıma gönülden teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. Şunu herkes bilmelidir, AK Parti bir dava partisidir. Milletin geleceğini inşa etme partisidir, geçmişini koruyarak, geleceğe yürüyen partidir. Dolayısıyla kurucu başkanımız, liderimiz başta olmak üzere partimizin her kademesindeki arkadaşlarımızla tam bir uyum içinde çalışarak büyük Türkiye hedeflerine ulaşmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Kongremiz var. Kongremizde partimizin kutlu yürüyüşe devam sloganıyla belirlediği programını çok daha geniş şekilde değerlendireceğiz. Yapılacak kongre ülkemiz, milletimiz, partimiz için aydınlık yarınlara vesile olacaktır diye düşünüyorum.
Milletimize şunu, buradan Diyarbakır’a, hunarca katledilen vatandaşlarımızın yanına, onları nacılarını paylaşmaya gitmeden önce bir şey söylemek istiyorum. Milletim rahat olsun. Bu terör belasını Türkiye'nin gündeminden çıkaracağız."

Salondan notlar

Binali Yıldırım'ın genel başkan adayı olarak açıklanacağı toplantıya, parti yöneticileri ve milletvekillerinin dışında, Yıldırım'ın seçim bölgesi İzmir'den gelen çok sayıda partili katıldı.

Yıldırım'ın alkışlarla girdiği salonda kalabalık nedeniyle bir çok kişi ayakta kaldı. Salona giriş sırasında bu yüzden izdiham yaşandı.

Yıldırım'ın adaylığı açıklandığı sırada görevi devralacağı Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu salonda bulunmadı. Davutoğlu'nun aynı sıralarda Çankaya Köşkü'nde 19 Mayıs nedeniyle programı vardı.

Binali Yıldırım konuşmasını bitirdikten sonra kürsüde Genel Başkan Yardımcıları ve bazı bakanlarla birlikte el kaldırarak salonu selamladı. Daha sonra da parti genel merkezinde tebrikleri kabul etti.

Aday olarak ilk ziyaret Diyarbakır'a

Yıldırım, genel başkan adayı olarak açıklanmasının ardından ilk ziyaretini Diyarbakır'a gerçekleştirdi. PKK bombası ile hayatını kaybeden 16 vatandaşın ailelerine taziye ziyaretinde bulundu.

Binali Yıldırım, Diyarbakır'ı Erdoğan ile de ziyaret edecek

Binali Yıldırım, AKP genel başkan adaylığının açıklanmasının hemen ardından Diyarbakır'da PKK bombası ile 16 köylünün öldüğü Tanışık köyünü ziyaret etti. Yıldırım, 28 Mayıs'ta bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Diyarbakır'da olacaklarını açıkladı.

Binali Yıldırım, AKP genel başkan adaylığının açıklanmasının hemen ardından Diyarbakır'da PKK bombası ile 16 köylünün öldüğü Tanışık köyünü ziyaret etti. Taziye çadırını ziyaret eden Yıldırım'ın yanında Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehdi Eker ve Vedat Demiröz ile AK Parti milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Orhan Miroğlu da vardı. Yıldırım burada yaptığı konuşmada, tıpkı adaylığının açıklandığı parti toplantısında olduğu gibi "terörle mücadele"ye değindi;

"Birkaç gün önce bu köyde terör örgütünün yine o acımasız yüzünü gördük. Birbiriyle akraba 16 köylümüz katledildi. Her şeyden önce daha vahşi bir eylem yapmak isteyen terör örgütünü engellemek için önlerine çıkan tüm kardeşlerime rahmet diliyorum. Onlar bu ülke için şehit oldular. Biz öyle inanıyoruz. Bugün dayanışma günüdür. Bugün tevdi edilen bir görevin hemen arkasından, bu bölgenin milletvekilleriyle buraya geldik. Bunun anlamı bin yıllık kardeşiliğimizi kimse bölemeyeceğidir. Bunu bozmaya kimsenin gücü yetmez. Milletimiz emin olsun, bu terör belası milletimizin gündeminden mutlaka çıkacaktır. Kardeşliğimizi, toprak bütünlüğümüzü, vatanımızı bölmeye kastedenler, masum insanları katledenler cevabını en şiddetli şekilde alacak. Gidenleri geri getiremeyiz ama herkes bilsin ki, gereken her şey yapılacak. Devlet tüm imkânlarını seferber edecek."

Mezarlığı da ziyaret etti

Taziye çadırında Kur'an-ı Kerim okundu, Yıldırım ve beraberindekiler patlamada hayatını kaybedenler için dua etti. Yıldırım ve beraberindekiler daha sonra, köydeki mezarlığa giderek, patlamada hayatını kaybedenler için burada da dua etti. Patlamada yakınlarını kaybeden kadınlar, Kürtçe ağıt yakarak, yakınlarının şehit edildiğini, geride küçük çocuklar bıraktıklarını söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eker, Kürtçe ağıtları Binali Yıldırım'a tercüme etti. Kadınlarla Kürtçe konuşan Eker, onları teselli etmeye çalışarak, "Onların yerleri cennettir" dedi. Binali Yıldırım, Kürtçe ağıt yakan bir kadının elini tutarak, kadını teselli etmeye çalıştı. Köydeki vatandaşlar da mezarlık çıkışında Yıldırım'a patlamanın meydana geldiği alını gösterdi. Öte yandan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, olayda hayatını kaybeden Gerçek Yaman ile oğlu Davut Yaman'ın yakınlarını ziyaret ederek, başsağlığı diledi.

Ramazanoğlu aileye, "Burada çok güzel evlatlar yetiştirmişsiniz. Bu patlama şehir merkezinde gerçekleşseydi, çok sayıda kişi ölecekti. Onlar inşallah şehittir" dedi.
28 Mayıs'ta Erdoğan ile yine Diyarbakır'da olacak

Binali Yıldırım daha sonra yaptığı açıklamada, 28 Mayıs'ta yine Diyarbakır'da olacağını söyledi. Bu kez kenti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ziyaret edeceklerini belirtti.

17 Mayıs 2016 Salı

Gidişata CHP yön veriyor

TBMM Genel Kurulunda dokunulmazlık maddelerinin görüşülmesini öngören oylamada evet oyu 348'de kaldı. Teklifin birinci maddesinde ise 350'de... CHP milletvekillerinin büyük oranda hayır oyu kullanarak yön verdiği oylamada gidişat, söz konusu tekliflerin ancak referandum ile değiştirilebileceği yönünde.

TBMM Genel Kurulunda dokunulmazlık maddelerinin görüşülmesini öngören oylamada evet oyu 348'de kaldı. Teklifin birinci maddesinde ise 350'de... CHP milletvekillerinin büyük oranda hayır oyu kullanarak yön verdiği oylamada gidişat, söz konusu tekliflerin ancak referandum ile değiştirilebileceği yönünde.

Dokunulmazlık maddelerinin görüşülüp görüşülmeyeceği oylandı 348 evet oyuna karşı 155 hayır oyu verildi. Gizli oylamada 25 boş oy ve 8 çekimser oy verildi. Bu sonuç, dokunulmazlık tekliflerinin görüşülmesini sağlarken asıl oylama sonucunda teklifin referanduma götürülebileceğini gösterdi. 330 ile 367 arasındaki evet oyu teklifi referanduma götürürken, 367 ve üstü direkt kabul edilmesini sağlıyor.Oylama sonucunda evet ve hayır oylarından çok verilen 25 boş oy ve 8 çekimser oy dikkat çekiyor.
Teklifin birinci maddesinin oylamasında ise 350 evet, 148 hayır, 5 çekimser, 27 boş ve 1 geçersiz oy kullanıldı.

Bu maddeler için Cuma günü tekrar oylama yapılacak ve teklifle ilgili kabul, ret ve referandum yönünde nihai sonuç ortaya çıkacak.

Gidişata CHP yön veriyor

Bu sonuç CHP milletvekillerinin büyük oranda hayır oyu verdiği, AKP Parti'den de bir miktar fire olduğunu işaret ediyor. Oylama öncesi AK Parti, CHP ve MHP yönetimi teklife evet oyu vereceklerini açıklamıştı.

AK Parti ve MHP milletvekillerinin tümü blok halde "evet" oyu kullansa bile bu, teklifin direkt kabul edilmesi için gerekli 367 sayısına yetmiyor. Yani oylamanın gidişat neredeyse tamamen CHP'nin elinde.

Kılıçdaroğlu daha önce yaptığı açıklamada bu teklifin Anayasa'ya aykırı olduğu belirse de, "evet" oyu kullanacaklarını açıklamıştı.

Davutoğlu hükümet koltuğuna oturmadı

İlk oylamaya AK Parti'den, oy kullanamayan Meclis Başkanı ve Meclis BaşkanıVekili dahil 3 milletvekili katılmadı. HDP'den 7, CHP'den ise 4 milletvekili oy kullanmazken MHP'nin tüm milletvekillere oylamaya katıldı. Yani oylamaya AKP'den 314, CHP'den 129, HDP'den 52 ve MHP'den 40 milletvekili katıldı.

Bazı AK Parti milletvekillerinin zarfa koymadıkları pulları gösterek oy kullanması kurulda tartışmalara neden oldu.

Başbakan Davutoğlu akşam saatlerinde genel kurula girdi. Davutoğlu, hükümet sıralarında Başbakanlık koltuğu yerine AK Parti sırasının en önüne oturdu. Başbakan'ın buraya oturması üzerine bakanlar da milletvekili sıralarına geçmeye başladı. Davutoğlu oyunu kullandıktan sonra da agenel kuruldan ayrıldı.

"Yapmakta olduğunuz şey bir darbe teşebbüsüdür"

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, asıl meselenin dokunulmazlıkların kaldırılması değil, darbe yapmak olduğunu ileri sürdü. Sancar, dokunulmazlıklara ilişkin çeşitli öneriler sunduklarını ancak bunların AK Parti tarafından kabul edilmediğini bildirdi.
Mithat Sancar, teklifte anayasaya aykırılıklar bulunduğunu, geçici madde yönteminin darbelere özgü olduğunu savunarak, "Yapmakta olduğunuz şey bir darbe teşebbüsüdür. Geçici madde yöntemi darbecilerin tercih ettiği bir yöntemdir." dedi.

"Bizim durduğumuz yer net"

MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy ise bugün Meclisin önemli bir sınav vereceğine savundu. Dokunulmazlık meselesinin Türk siyasetinin önemli mihenk taşlarından birisi olduğunu ve sürekli gündeme gelip tartışıldığını vurgulayan Ersoy, AK Parti'nin de konuyu sık sık gündeme getirdiğini hatırlattı. Ersoy, kendilerinin durduğu yerin net, kararlılıklarının kesin olduğunu belirterek, dokunulmazlıklar, terörle mücadele ve dış politikayla ilgili temel yaklaşımlarını ifade ettiklerinde hep haklı çıktıklarını savundu.

Hangi suçlamalar var ?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, genel kurulda dokunulmazlıkları kaldırılmak istenen milletvekilere yöneltilen suçlamaların bir kısmını açıkladı. Bu göre yöneltilen suçlamaların ve bu suçlamaların yöneltildiği milletvekili sayılarının önemli bir kısmı şu şekilde;

Terör Suçlarından: 216
Hakaret: 201
Yaralama: 11
Görev suçları: 38
Sahtecilik: 6
Tehdit: 18
Gizliliğin ihlali: 11
Suçu ve suçluyu övmek: 55
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik: 54
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet: 119
Seçim kanununa muhalefet: 11
Siyasi partiler kanuna muhalefet: 3
İftira: 13
Askerlikten soğutmak:2

İkinci tur oylamada akıbet belli olacak

İkinci tur oylamada teklifin referandum konusundaki akıbeti belli olacak. Eğer ikinci tur oylamada 367’nin üzerinde oy çıkarsa teklif referanduma gitmeyecek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının ardından yürürlüğe girecek. Milletvekillerinin oyları 367’nin altında kalırsa anayasa değişikliği için referandum yolu görünecek.

Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanları dokunulmazlıkların kaldırılması için oy kullanacaklarını daha önce açıklamıştı. Mevcut sandalye dağılımına göre Meclis’te Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 317, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 133, Halkların Demokratik Partisi’nin 59, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 40 milletvekili bulunuyor.

Ret kararı çıkmaması için 330’un üzerinde oy yeterli ve bu sayıya ulaşılmasında sorun yok. Ancak referanduma gidilmeden düzenlemenin yürürlüğe girmesi için gereken 367 oya ulaşılmasında sorun yaşanabilir.

HDP'li kadın milletvekilleri görüşmeler sırasında toplu olarak poz verdi.


AK Parti ve MHP'nin toplamı 356

Meclis Başkanı çıkarıldığında AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin tamamı oylamaya katılıp dokunulmazlıkların kaldırılması için oy kullanırsa toplam sayı 356’ya ulaşıyor. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılması için oy kullanacaklarını açıkladıkları halde CHP’den büyük bir fire bekleniyor. Birçok milletvekili şimdiden bu yönde oy kullanmayacaklarını açıkça söyledi. Şimdi akıllardaki soru CHP’den gelecek oyların referandum aralığının aşılmasına yetip yetmeyeceği.

En fazla dosya HDP'liler hakkında

Anayasa değişikliği 138 milletvekilini etkileyecek. Bunların 27'si AK Parti, 51'i CHP, 50'si HDP, 9'u MHP milletvekili. Hakkında fezleke bulunan bir isim ise bağımsız milletvekili Aylin Nazlıaka.

Bu 138 vekil hakkındaki dosyaların toplam sayısı ise 667. Bunların 46'sı AK Parti, 192'si CHP, 405'i HDP, 20'si MHP milletvekillerine, 5'i ise Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'ya ait.

Demirtaş'tan PKK'ya 'özür dile' çağrısı


HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Diyarbakır'da PKK'ya ait kamyonun infilak ettirilmesi sonucu 13 köylünün hayatını kaybetmesiyle ilgili PKK'ya "Özür dile" çağrısı yaptı. Demirtaş, "Sorumluluk sahiplerinin açıklamalarını sorumsuzca buldum" dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da PKK'ya ait kamyonun infilak ettirilmesi sonucu 13 köylünün hayatını kaybetmesiyle ilgili örgütün özür dilemesi gerektiğini söyledi. "Sorumluluk sahiplerinin açıklamalarını sorumsuzca buldum" dedi.

Demirtaş'ın açıklaması şöyle:

"12 Mayıs gecesi Diyarbakır'da bir patlama yaşandı. 15 yurttaşımızın hayatını kaybettiği DNA sonuçları ile anlaşılmış oldu. 10 kişi bir soyadını, 5 kişi bir soyadını taşıyor. Bu kardeşlerimizin her birine Allah'tan rahmet diliyoruz. Böylesi bir olayın şu veya bu şekilde hiçbir haklı gerekçesi olamaz. En net bir dille kınadığımızı, kabul etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz. Sorumluluk sahiplerinin açıklamalarını da sorumsuzca buldum. Böyle bir durumda yapılması gereken, özür dilemek. Sivil yurttaşlarımızın katledildiği hiçbir olaya HDP sessize kalmadı. Biz şehirlerimizde savaş istemedik, bu bizim için ilkesel bir tutumdur. Her bir can bizim için kıymetlidir."

Diyarbakır’daki patlamada hayatını kaybeden ve toplanan parçalardan ancak DNA testi ile kimliklerine ulaşılan 13 köylünün cenazesi Tanışık köyünde toprağa verilmişti. Jandarma kayıtlarına göre 13 kişiden geriye kalan doku parçalarının toplam ağırlığı 60 kilogramdı.

Dokunulmazlık tartışması

Demirtaş ayrıca grup toplantısı çıkışında Meclis'teki dokunulmazlık görüşmeleri öncesi konuyla ilgili soruları yanıtladı. "Dokunulmazlıklar kalkarsa tutuklanmayı Meclis'te mi bekleyeceksiniz?" sorusu üzerine Demirtaş, "Biz buradan başımız dik ayrılacağız. Bizi tutuklamak istiyorlarsa evimizde, çalışmalarımızda olacağız. El mi yaman bey mi yaman göreceğiz" dedi.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Meral Akşener'i cemaatin desteklediği iddiası


Koray Aydın'dan Akşener'e cemaat suçlaması

MHP'li muhalifler arasındaki krize şimdi de 'cemaatçi' tartışması eklendi. Koray Aydın, paralel yapının Akşener'i desteklediğini söyledi.

MHP'de Genel Başkan adaylarından Koray Aydın, MHP'li muhaliflerin cemaat tarafından desteklendiği iddialarına gündemi sarsacak bir cevap verdi.

NTV canlı yayınına konuk olan Aydın, "Ben bu sözü üzerime almıyorum. Bu işin muhatabı olarak bir arkadaşımız ortaya çıkıyor" dedi.

Koray Aydın konuyla ilgili öyle konuştu:

Bu manada bütün illerde, o illerde yaşayan cemaat mesubu insanların bu tek adayın üzerinde birleşmesi ve bütün mitinglerine ve toplantılarına yoğun organizasyonlar yapması ve bu tür algının Meral Hanım üzerinde yoğunlaşması ortadadır.

"MERAL AKŞENER'İ CEMAATİN DESTEKLEDİĞİ KESİN"

Bir destek verme organizasyonuna dönüştüğünü biz de görüyoruz. MHP'ye oy veren taban da görüyor. Bu kendisinin bizzat cemaatçi olduğu anlamına gelmiyor. Olup olmadığı konusunda bir fikir sahibi değilim. O sorunun muhatabı da değilim ama bir destek olduğu kesindir. Denebilir ki siyasiler bu tür destekler alabilir. O zaman bu sorunu cevabını sorumlu tutulan arkadaşımız gerekli izahları yapacaktır."

Hüseyin Çelik'ten AK Parti'ye sert eleştiriler


Ak Parti'nin eski Bakanı Hüseyin Çelik kendisine ait internet sitesinden yazdığı yazıda Ak Parti için deyim yerindeyse açtı ağzını yumdu gözünü.

AK Parti'nin kurucu isimlerinden ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kişisel sitesinde kaleme aldığı yazıda, AK Parti'ye sert eleştirilerde bulundu.

Oda Tv'nin derlediği habere göre AK Parti'yi küme düşen takımlara benzeten Çelik, “İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti'nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.” şeklinde yazdı.

Yazısının girişinde Osmanlı'da iktidar mücadelesinde kardeş katline vurgu yaparak AK Parti'ye gönderme yapan Hüseyin Çelik, “Öyle zamanlar gelmiştir ki, bu katliamlardan dolayı hanedan sona erme tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir.” dedi.

'MUHAFAZAKAR KEMALİZM'

AK Parti'nin ilk 10 yılında Türkiye'nin büyük ilerleme kaydettiğini ifade eden Çelik, “hukuk devleti” olma anlamında Türkiye'nin Çin ve Tunus'tan da geriye düştüğünü söyleyerek şöyle devam etti: “Gücün tek elde toplanması, kurulların sembolik ve seremonyal hale gelmesi, ortak aklın kaybolması, lidere sadece hoşuna gidecek, onu tasdik etme anlamına gelebilecek sözlerin söylenebilmesi, Muhafazakar Kemalizmden başka bir şey değildir.”

ÇELİK'TEN AK PARTİ'LİLERE AĞIR İFADELER

Hüseyin Çelik yazısının devamında daha önce aynı yolda yürüdükleri AK Parti'lilerin yine AK Parti'liler tarafından kıyıma uğratıldığını ifade etti.

Çelik ekranda bu konuda eleştiri yapan AK Parti'liler için, “trol ve troliçe, satılık, kiralık kalemşörler, ekranları dolduran infaz timleri” ifadelerini kullandı.

Çelik'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Çok şükür bugün artık “kardeş katli” diye bir şey yoktur. Ancak, şeref ve haysiyetleri ile oynadığımız, bin bir türlü hakaret ve iftiraya uğrattığımız, itibarlarını ayaklar altına aldığımız, sabah akşam trol ve troliçelerin, satılık ve kiralık kalemşörlerin, ekranları dolduran infaz timlerinin saldırılarına muhatap kıldığımız, çileli günlerdeki yol ve dava arkadaşlarımıza, yani manevi kardeşlerimize uygulanan kıyıma ne diyeceğiz?

Manen kıyıma uğrayan sadece siyasetteki yol ve dava arkadaşlarımız değil, en zor zamanlarda yanımızda olan, birçok badireyi atlatmada hayati roller üstlenen bazı hukuk ve devlet adamları ile birçok basın mensubu da ne yazık ki bu kırlangıç fırtınasından nasibini almıştır. Manevi kıyıma uğramanın ne anlama geldiğini, onur ve itibarlarına düşkün insanlar çok iyi bilirler.”

ÇELİK: AK PARTİ'NİN DE KÜME DÜŞEN PARTİLERİN ARASINA KARIŞMASI MUKADDER OLUR

Kendisinin Erdoğan sonrası dönemde Davutoğlu'nun değil Abdullah Gül'ün Başbakan olmasını istediğini belirten Hüseyin Çelik, Davutoğlu'nu eleştirerek “Biz, Sayın Davutoğlu‘na da, birçok değerli arkadaşımızın tasfiyesine en azından seyirci kalmasına rağmen, hürmette kusur etmedik.” şeklinde yazdı. “Düşük profil” tartışmasına da giren Hüseyin Çelik, “Bu arkadaşlarımızı, bir yığın karikatürün ve seviyesiz mizahın konusu haline getirmeye kimin ne hakkı var.” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti: “İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti'nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.”

Çelik'in yazısının son bölümü ise şöyle:

“Sayın Ahmet Davutoğlu, değerli bir bilim ve siyaset adamıdır. Herkes gibi onun da artıları eksileri elbette vardır. Birlikte siyaset yaptığımız sürece, aramızda tatsız diyebileceğimiz bir tartışma bile geçmemiştir. Ancak Sayın Erdoğan‘dan sonra, benim şahsen genel başkan adayım hiç bir zaman Sayın Davutoğlu olmadı. Bunu ikili görüşmelerimizde kendisine de ifade ettim. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlık ettiği bütün kurullarda kendisinden sonra Sayın Abdullah Gül‘ün AK Parti'nin genel başkanı ve başbakan olması gerektiğini, gerekçeleriyle birlikte çok açık ve aleni olarak söyledim. Ama sonuçta Sayın Erdoğan, SayınDavutoğlu‘nu tercih etti. Biz, Sayın Davutoğlu‘na da, birçok değerli arkadaşımızın tasfiyesine en azından seyirci kalmasına rağmen, hürmette kusur etmedik. Hatta ülkemizin, partimizin ve hükümetimizin selameti ve başarısı için ‘nasıl yardımcı olabiliriz‘ diye gayret gösterdik.

Peki, bütün bunlara rağmen, Sayın Davutoğlu‘na revâ görülen muameleye sağ duyulu kaç insan “bu şık oldu” diyebilir. Bu olaydan sonra, değerli dostum Vehbi Vakkasoğlu‘nun yıllar önce okuduğum “Önce Alkışladılar, Sonra Öldürdüler” isimli kitabını hatırladım. Gerçekten tarih tekerrürlerle doludur.

Bugün genel başkanlığa adı geçen arkadaşların çoğu ile uzun yıllar yan yana, dirsek dirseğe çalıştık. Paylaştığımız acı, tatlı bir yığın hatıramız var. Hatta bazıları ile çok yakın dostluğum var. Daha işin başında, bu insanları “düşük profilli” diye niteleyen densizliğe, basiretsizliğe ne diyeceğiz? Bu arkadaşlarımızı, bir yığın karikatürün ve seviyesiz mizahın konusu haline getirmeye kimin ne hakkı var. Bu iz'andan yoksun yakıştırmayı yapanlar hâlâ köşe başlarında oturup, itibarlı adam muamelesi görecekler mi? Sevdiklerimizi takdir etmenin yolu, başkalarını tahkir etmekten mi geçiyor?

AK Parti kurulurken biz, arkadaşlarımızın hukukunu kendi hukukumuz, itibarını kendi itibarımız kabul ettik ve uzun yıllar bu anlayışla birbirimize sahip çıktık. İtibar cellatlığı yapılmasına devam edilirse, daha da mühimi buna müsaade ve müsamaha edilirse AK Parti'nin de küme düşen partilerin arasına karışması mukadder olur.

Bugün, AK Parti'nin tek rakibi artık kendisidir. Bu olup bitenleri gördükçe, şimdi Volter'e daha çok hak veriyorum.
Hani diyor ya: “Tanrım, beni dostlarıma karşı koru; zira ben düşmanlarımla başa çıkabilirim.“

Hiç ama hiç bir hesabı olmayan, hasbî bir dostun uyarıları veya sitemleri olarak bunları, arkadaşlık hukuku adına tarihe not düşüyorum. Bilindiği gibi, sitem, sevgiden doğar. Ben CHP'yi çok eleştirdim ama sitem ettiğim görülmemiştir. Dikkat edin ‘kardeşlik hukuku adına‘ demiyorum, çünkü kardeşlik hukuku, son yıllarda sıkıntılı olmaya başladı.”

Reklam Alanı

Metaltailaco

[Featured][recentbylabel2]

Rock & Metal

[Featuredl][recentbylabel2]
Bildirim
Bildirim özelliği güncelleme aşamasındadır.
Tamam